Tükürük Bezi Kitleleri
Prof. Dr. Orhan Görgülü5 dakikalık okuma
İnsan vücudundaki tükürük bezleri majör ve minör olmak üzere 2’ye ayrılır. Majör tükürük bezleri parotis (kulak önünde yerleşir), submandibular (çene altında yerleşir) ve sublingual (dil altında yerleşir) iken minör tükürük bezleri üst sindirim sisteminde yerleşmiş yüzlerce bezden oluşur. Tükürük bezleri günde yaklaşık 1000-1500 cc kadar tükürük üretirler.
Tükürük bezlerinin başlıca hastalıkları enfeksiyon, taş ve tümörlerdir. Enfeksiyonlar medikal tedavi ile takip edilirken taş ve tümörlerde cerrahi gerekir. En sık cerrahi uygulanan tükürük bezi parotis ve submandibuler bezdir.
Tükürük Bezi Taşları
Tükürük bezi taşı en sık submandibuler bezde görülür. Bunun nedeni tükürük salgısının yönü ve kıvamıdır. Bu nedenlerden ötürü submandibuler bezde daha sık taş görüldüğü gösterilmiştir.
Tükürük bezi taşlarına ilişkin şikâyetler taşın oluştuğu yere, tükürük akımını ne kadar etkilediğine ve taşa bağlı bezde oluşan enfeksiyonlara göre değişir. Genellikle hastalar yemek yerken aniden şişme olduğunu bunun bir süre sonra indiğini tarifler, bazen bu şişlikler inmez ve olaya enfeksiyon tablosu da eklenir (ağrı, ısı artışı, kızarıklık). Bu durumda öncelikle hastadaki sialoadenit tablosu medikal tedaviyle çözülmeye çalışılır. Hasta bu şikâyetlerle bize başvurduğunda öncelikle muayene edilmelidir (iki elle biri ağız içinden biri çene altından), bazen bu yolla taş hissedilebilir, ultrasonla bazen sialografi dediğimiz radyolojik tetkiklerle hasta değerlendirilmelidir. Ultrasonla ya da komplike vakalarda BT ve MR ile taş görüntülenip obstrüksiyon bulguları da gösterilmişse hastaya cerrahi planlanmalıdır. Bazen submandibular bez kanalında (Wharton) taş ağız içine daha yakındır ağız içinden çıkarılabilir, submandibuler beze yakın yerleşen taşlarda ise bez tamamen taşla beraber çıkarılır.
Tükürük Bezi Tümörleri
Tükürük bezi tümörlerinin %80’i parotis kaynaklı, yaklaşık %10’u submandibuler bez kaynaklı geri kalanı ise sublingual ve minör tükürük bezlerinden kaynaklanır. Parotis kaynaklı tümörlerin %80’i iyi huyludur.
Erişkinde en sık rastlanılan iyi huylu tümör pleomorfik adenomdur, bu tümörlere uygulanan cerrahide parotis bezinin sadece yüzeyel tabakası çıkarılır. Kötü huylu tümörlerin en sık görülenleri mukoepidermoid karsinomdur, burada uygulanan cerrahide parotis bezi total çıkarılır ve boyundaki lenf bezleri çıkarılır ve patoloğun koyduğu tanı ve tümör derecelendirmesine göre bazen hastalara ameliyat sonrası radyoterapi uygulanır.
Hastalar genellikle kulak önünde yavaş yavaş büyüyen şişlik ile başvururlar. Hastalar sorgulanırken kitlenin ne zamandır olduğu, ne hızla büyüdüğü, ağrı yapıp yapmadığı sorgulanmalıdır. Muayene esnasında kitlenin büyüklüğü, ağrılı olup olmadığı hastada gelişmiş yüz felci olup olmadığı karşı taraf tükürük bezinin durumu mutlaka incelenmelidir. Kitlenin aniden büyümüş olması, kitlenin alttaki dokuya yapışıp fikse olması, yüz felci gelişmiş olması, boyunda ele gelen başka şişlikler (lenf bezlerinin) olması aklımıza kitlenin kötü huylu olabileceği konusunda fikir uyandırmalı ameliyat planımızı ona göre yapmamız gerekir.
Görüntüleme tetkiklerinden en çok ultrason olmak üzere MR ve BT (Tomografi) kullanılır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi alınarak patolojik inceleme yapılır ve tümör ile ilgili bir ön fikir elde etmekle beraber kesin tanı ancak kitle tamamen çıkarılıp patolojide incelendikten sonra konabilir.
Tedavinin temeli cerrahidir. İyi huylu tümörlerde dahi çok düşük ihtimalle de olsa kötü huylu tümöre dönüşebileceğinden mutlaka ameliyat planlanmalıdır. Ameliyat planlaması hastanın muayene bulguları ultrason bulguları ve ince iğne aspirasyon sonucuna göre değerlendirilir. Yüksek ihtimalle iyi huylu bir tümör düşünülüyorsa sadece tükürük bezinin yüzeyel tabakası ve tümör çıkarılır (Süperfisial Parotidektomi), bazen de bu iyi huylu tümör derin lob yerleşimlidir yine yüzün hareketlerini sağlayan sinir korunarak tümör çıkarılır. Tümörün kötü huylu olduğu düşünülüyorsa tüm tükürük bezi total çıkarılır, sinire yayılım yoksa sinir korunur (Total parotidektomi). Tümörün yüz sinirini de invaze ettiği görülürse sinirin o kısmı çıkarılır gerekirse yerine başka sinir koyularak yüz siniri onarılmaya çalışılır (Radikal Parotidektomi). Total ve Radikal Parotidektomi uygulanan kötü huylu parotis tümörlerinde boyundaki lenf bezleri de temizlenmelidir (Boyun Diseksiyonu). Patoloji sonucuna göre radyoterapi planlanır.
Tükürük bezinizde ele gelen bir şişlikte mutlaka KBB hekiminize başvurunuz. Bu basit bir tükürük bezi enfeksiyonu olabileceği gibi sizin fark etmediğiniz kötü huylu bir tümör olabilir. Erken teşhis ve tedavi tüm hastalıklarda olduğu gibi tükürük bezi hastalıklarında da, hastaya tedavi sürecinde de rahatlık sağlar.
Parotidektomi (Kulak Önü Tükürük Bezi Cerrahisi)
Parotis bezinin en önemli anatomik ve cerrahi özelliği içinden yüz sinirinin geçmesidir. Yüz siniri bu tükürük bezini derin ve yüzeyel lob olmak üzere ikiye ayırır. Yüzün mimik hareketlerini sağlayan yüz siniri (fasial sinir) parotis bezi içerisinde dallanarak yüzün mimik kaslarına ulaşır ve hareketlerini sağlar, bu sinirlerin hasarlanmasına bağlı hasarlanan bölgede hareket bozukluğu meydana gelir. Bu cerrahideki önemli noktalardan biri kitleyi tam çıkarmak ve kitleyi çıkartırken yüz siniri ve dallarına hasar vermemektir.
Parotis cerrahisinde genel anestezi altında hastaya kulağın hemen önünden başlayıp çene altına doğru uzanan bir kesi yapılır, cilt-ciltaltı geçilip tükürük bezine ulaşılır, tükürük bezi üzerindeki zar (fasya) kaldırılır (SMAS, ameliyatta kitle çıkarıldıktan sonra bu fasya gerilerek dikilir, böylece kitle alındıktan sonra yüzde çökme önlenir ve cilt gergin durur). Daha sonra bazı anatomik noktalar belirlenerek yüz sinirinin ana gövdesi belirlenir, buradan da dalları takip edilir, korunarak kitle çıkarılır. İyi huylu tümörlerde daha önce bahsedildiği üzere sinirin dalları korunarak, tümör yüzeyel lobla çıkarılır. Total parotidektomide sinirin hem altındaki hem üstündeki lob çıkarılır (yüzeyel+derin lob), sinir korunur. Radikal parotidektomide tümörün yüz sinirini de invaze ettiği görülürse sinirin o kısmı çıkarılır gerekirse yerine başka sinir koyularak yüz siniri onarılmaya çalışılır. Ameliyat bitiminde SMAS dikilerek cilt gerginliği tekrar sağlanır, mümkün oldukça az iz bırakacak şekilde dikiş atılır. Dren konduysa hasta drenin durumuna göre taburcu edilir.
Parotidektomi sonrası komplikasyonlar, enfeksiyon, kanama, yüz sinirinin geçici ya da kalıcı felci, kulak memesi bölgesinde hissizlik ve Frey sendromu (yemek yerken yüzde terleme-kızarma) sayılabilir. Frey Sendromu nadir görülür, botoks ya da başka cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Yüz felci riski nedeniyle bu cerrahiden kaçınmak parotisteki kitlenin büyümesine, sinire yapışmasına ya da kötü huylu bir tümöre dönmesine neden olabilir. Tedaviyi geciktirmek bu riskleri artırır. Parotiste kitle fark ettiyseniz en kısa zamanda KBB hekiminize başvurun.
Submandibuler Bez (Çene Altı Tükürük Bezi) Cerrahisi
Bu cerrahide hasta genel anestezi altındayken çenenin yaklaşık iki parmak altından bir kesiyle cilt-ciltaltı geçilerek tükürük bezine ulaşılır. Submandibuler bez birçok önemli damar ve sinirlerle komşudur, bu damar ve sinirler cerrahi esnasında tanınıp zarar verilmemelidir. Damarlar bağlanıp sinirler korunarak submandibuler bez çevre dokulardan ayrılıp kanalı ağız içine en yakın yerden bağlanır, sahaya dren yerleştirilebilir. Hastalar yine dren durumuna göre bir iki gün içerisinde taburcu edilir.
Submandibuler bez cerrahisi komplikasyonları: kanama, enfeksiyon, dilin hareket ve duysal sinirlerinin zedelenmesi (hipoglossal sinir ve lingual sinir), yüz sinirinin ağız köşesine giden dalının (marjinal sinir) geçici ya da kalıcı felci olabilir.