Baş-Boyun Cilt Kanserleri Cerrahisi
Prof. Dr. Orhan Görgülü4 dakikalık okuma
Baş-boyun, yüz ve kulak cildi kanserlerinin gelişiminde birçok sebep rol alır ama en önemli neden güneş ışınlarına maruz kalmaktır. Deri kanseri en sık görülen tümörlerden biridir. Saçlı deri, yüz, dudak, kulak ve boyun gibi güneşe sık maruz kalan bölgelerde gelişir.
Belirtiler ve tanı
Ciltte yeni oluşan ya da iyileşmeyen yara, geçmeyen ağrı ve derinin görünümündeki değişiklikler deri kanserinin en önemli belirtilerindendir. Deri kanseri küçük, düzgün, parlak ya da soluk bir kitle şeklinde olabilir, sert ve koyu renkli de görülebilir. Bazen kitlede kanama ya da kabuklanma olur. Kitle kuru, pullu ve pürüzlü de olabilir.
Derideki her değişiklik kanser belirtisi değildir ama 2 haftadan uzun süren değişikliklerde doktora başvurmak gerekir. Anormal görünen deri bölgesinden biyopsi (küçük doku örneği) alınır. Doku, mikroskop altında incelenmesi (histopatolojik inceleme) için patolojiye gönderilir. Kesin kanser tanısı biyopsi ile konur.
Deri kanseri genellikle yerel (lokal) bir hastalıktır. Malign melanom (ben kanseri) dışındaki deri kanserleri deri altına çok nadir yayılır. Büyük ve uzun süredir var olan kanserlerde yakın ve uzak yayılım değerlendirilir, hastalığın evresi belirlenir.
Risk etkenleri ve korunma
Deri kanseri riskini artırdığı bilinen etkenler şunlardır: açık ten rengi, ailede deri kanseri öyküsü, daha önce geçirilmiş deri kanseri, mavi ya da yeşil göz, sarışın, kızıl ya da açık renk saç ve güneş ışığına sık maruz kalmak.
Deri kanserinin bilinen en sık nedeni morötesi (ultraviyole, UV) ışınlardır. UVA ve UVB ışınları deri kanserine yol açar. Deri kanserini önlemenin en önemli yolu güneş ışınlarından korunmaktır. Bunun için şu dört öneriye uyulur:
- Güneş ışınlarının en şiddetli ve zararlı olduğu 10-16 saatleri arasında gölgede kalmak
- Güneşe sık maruz kalan bölgeleri güneşten korumak
- Yüzü, kulakları, başı ve boynu güneşten koruyacak geniş bir şapka takmak
- UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyan, koruma faktörü 15 ve üzeri olan krem kullanmak
Deri kanserinin türleri
Epidermis, derinin en üstteki tabakasıdır. Kalem çizgisi kadar incedir, hızla çoğalıp dökülen deri hücrelerine koruyucu bir katman oluşturur. Üç çeşit hücreden oluşur:
- En dışta yer alan yassı (skuamöz) hücreler
- Yassı hücrelerin altında bulunan, yeni hücrelerin çoğalmasını sağlayan bazal hücreler
- Derinin normal rengini veren, epidermisin en alt tabakasındaki melanositler
Bu hücrelerin kontrollü gelişimi çeşitli nedenlerle bozulduğunda deri kanseri oluşabilir. Üç ana deri kanseri türü vardır:
- Bazal hücreli kanser: Deri kanserlerinin yaklaşık %70-75’ini oluşturur. Genellikle bulunduğu yerde doku hasarı yapar, çok yavaş ilerler.
- Yassı (skuamöz) hücreli kanser: Deri kanserlerinin yaklaşık %25’ini oluşturur. Saldırgan seyredebilir, nadiren yakındaki lenf bezlerine yayılır.
- Malign melanom: Deri kanserlerinin %1-5’ini oluşturur. Saldırgan bir tümördür, bölgesel ve uzak yayılımı (metastaz) çok sık görülür.
Tedavi
Deri kanseri tedavisinde esas amaç kanseri tamamen yok etmektir. Tedavi yöntemi kanserin yerine ve büyüklüğüne, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve tıbbi öyküsüne göre değişir. Başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:
- Mohs cerrahisi: Deri kanseri tedavisinde kullanılan özel bir cerrahi tekniktir. Amacı kanserli dokuyla birlikte olabildiğince az sağlam doku çıkarmaktır. Özellikle büyüklüğü ve derinliği belirsiz tümörlerde yardımcı olur. Bu tekniği deneyimli cerrahlar uygulamalıdır. Deri kanseri olgularının %10’undan azında gerekir.
- Kriyocerrahi (dondurma tedavisi): Aktinik keratoz (güneşe bağlı pürüzlü deri lekesi) ve bazı küçük deri kanserlerinin tedavisinde kullanılır. Anormal hücreleri dondurarak yok etmek için sıvı nitrojen kullanılır. Hastalıklı bölge çözüldükten sonra ölü doku ayrılıp düşer. Dokuyu tamamen yok etmek için işlemin tekrarlanması gerekebilir. İşlem genellikle ağrısızdır ama sonrasında yara yerinde ağrı ve şişlik olabilir. Tedavi edilen bölgede beyaz renkli bir iz (skar) kalabilir.
- Lazer: Kanser hücrelerini yok etmek için lazer ışını kullanılır. Bu yöntem genellikle derinin dış katmanındaki kanserlerde tercih edilir. Fotodinamik tedavide ise hücreleri ışığa duyarlı hâle getiren bir ilaç lazer ışınıyla birlikte kullanılır.
- Cerrahi: Deri kanserinin esas tedavi yöntemidir. Tümör, büyüklüğüne ve yerine göre genişliği değişen bir sağlıklı doku payıyla, güvenli cerrahi sınır bırakılarak çıkarılır. Tümörün çıkarıldığı yerdeki yara kendi kendine iyileşmeye bırakılabilir. Yara, çevredeki cilt birleştirilerek ya da kaydırılarak veya başka bir bölgeden cilt nakli yapılarak da kapatılabilir. Baş-boyun cilt kanserlerinde oluşan doku eksikliği (defekt), tümörün yerine göre değişik flep (kaydırılan doku parçası) ve greftlerle (nakledilen doku) kabul edilebilir bir görünüm hedeflenerek kapatılır.
Takip ve onarım
Tüm kanserlerde olduğu gibi deri kanserinde de düzenli takip gerekir. Daha önce deri kanseri geçiren bir kişide sonraki 3 yıl içinde yeniden deri kanseri oluşma olasılığı %50’dir. Hastalardan bu yüzden en az 3-5 yıl boyunca düzenli aralıklarla kontrole gelmeleri istenir. Cildinizde şüpheli bulduğunuz, yeni çıkan ya da hızla büyüyen bir değişiklik varsa mutlaka bir doktora başvurun.
Bu değişiklikler (lezyonlar) genellikle çok büyük olmadığı için lezyonun kendisi kesilerek alınır. Tanı koymak için yapılan bu işlem çoğu zaman tedavi için de yeterli olur. Lezyon çok büyükse ya da kanserin tipi yayılım riski taşıyorsa daha büyük ameliyatlar gerekebilir. Yüz gibi göz önünde olan ve doku kaybına izin vermeyen bölgelerde çıkarılan cildin mutlaka onarılması gerekir. Bu onarım genellikle çevre dokulardan cilt getirilerek yapılır. Çevre dokuların cildi benzer özellikte olduğu için bu ameliyatlarda hem görünüm hem işlev gözetilir.